|
Ahşap insan konforu için bahşedilmiştir.
![]()
![]()
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| Mimar Çelik Erengezgin'in muhteşem mücadelesi. Çelik Erengezgin'in internet üzerinde çeşitli forumlarda ahşap ve ahşap yapılar hakkında yaptığı tartışmaların bir özeti.
Doğanın bize mükemmel iç yapısı ile hazır olarak sunduğu bu harika malzemenin akıllıca kullanımı ile nelerin çözüme ulaştığı, hangi formların olanaklı hale geldiğini ,bilgisayar ortamındaki görsel sunu ile izlemiş olacaksınız.. Önce, bir dizi özet soru ile durum tespiti yapalım isterseniz.. Ardından , bize bu soruları sordurtan güzel Ülkemizin insan hamuruna bir göz atalım ve son olarak yabancı bir uzmanın Ekim başlarında, İstanbul Yapı Endüstri Merkezinde verdiği konferansın Türkçe metnine kulak verelim isterseniz !.. Son olarak dediğime bakmayın.. Son söz yine bizim olacak. Çünkü bu Ülke bizim !.. Çünkü burada, aklımızı kullanarak mutlulukla yaşayabilecek iken , birilerinin akılsızlığına uyup kahırla ölmekte olan, bizleriz !..
DEPREME KARŞI "AHŞABIN GÜCÜ" -1
1- YANMAZ MI ? 2- ÇÜRÜMEZ Mİ ? 3- ORMANLAR YOK OLMAZ MI ? 4- SAĞLAM OLUR MU ? 5- ÇOK KATLI OLUR MU ? 6- EKONOMİK OLUR MU ?
ve cevapları : ( Size bir kopya vermek istiyorum. Bütün bu tartışmaların özetini merak ediyorsanız lütfen yukarıdaki altı sorunun sadece ALTI ÇİZİLİ kısımlarını okuyunuz.. Yanıtları bulacaksınız.. ) Bunlar sizi tatmin etmedi mi ? Öyle ise bu yazıyı okumaya başlamakla iyi ettiniz.. 1- Amerika'daki konutların ortalama % 90'ının,Kaliforniya?da ise %99 unun ahşap olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 2- Amerika?da , 50 m2'lik "panolu" bir ahşap evin kaba montajını; iki işçinin 5 SAATTE, tüm işçiliğini BİR HAFTADA bitirebildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 3 - Yine Amerika?da ortalama büyüklük olan ; 92 m2'lik MÜSTAKİL bir ahşap evin kaba yapısının 9815 $ A YANİ ;106 $ M2 ye bitebildiğini bu hali ile betonarme bir evden % 30 İLA % 50 DAHA UCUZA çıktığını ; halı,seramik, elektrik , sıhhi tesisat ile ısıtma sistemi dahil m2 maliyetinin 97 MİLYON TL'Yİ , EVİN TOPLAM MALİYETİNİN ORTALAMA ; 9 MİLYAR TL'yi GEÇMEDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ? 4- Deprem sigortası priminin beton evlerde ahşap eve göre 5 MİSLİ FAZLA olduğunu ve bütün bu sebeplerden Amerika'da betonarme evde oturmanın bir LÜKS olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 5- Köprülü yalısı 17.YÜZYIL sonlarında inşa edildiğinde Amerika'nın henüz tarihte yer almadığını BİLİYOR MUYUZ ? 6- Şu günlerde İngiltere?de 6 KATLI ahşap sosyal konutların inşa edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 7- Paris'te de 200 M YÜKSEKLİĞİNDE ahşap DOĞAYA SAYGI KULESİ'nin yapılmakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 8- Bunlara karşılık , DÜNYANIN EN BÜYÜK TARİHİ AHŞAP BİNASININ 100 M boyu , sekiz katlı bina yüksekliği ile tam 100 yıldır ayakta olan Büyükada'daki Rum Yetimhanesi olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 9- Betonarmenin ahşaba göre 5 KAT, çeliğin 13 KAT ağır olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 10- 100 m2'lik betonarme karkas sistemin yaklaşık 75 ton, 100 m2'lik ahşap karkas sistemin ise 2.5 - 4 ton arasında geldiğini, böylece temele gelen yüklerin 20 ila 30 kere daha az olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 11- 1cm Kontra plağın veya ahşabın 16 cm betonun ısı izolasyon değerine eşit olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 12- Ahşap kullanılarak 1790 DA 108 METRENİN Ren nehrinde "Limmat" köprüsünde geçildiğini, bugün 160 m açıklığın çatılarda rahatça geçilebildiğini ve şu anda 250m'nin de geçilmek üzere olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 13- Hesap sonucu çıkan ahşap kesitinin biraz daha büyüğü kullanıldığında, dıştaki kömürleşen tabakanın doğal bir izolasyon sağlayarak iç ahşabın YANMASINI GECİKTİRDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ? "YAKLAŞIK 80 SORU,CEVAP VE ÇÖZÜM ÖNERİSİ İLE SÜRECEK OLAN BU DİZİ,YAŞAMIN SORGULANMASIDIR.." 14- Belli bir açıklıktan sonra kendini bile taşıyamayan betonun havlu attığını,koruma tedbiri alınmazsa çelik çatının,önce aşırı genleşme yüzünden deforme olarak taşıyıcı özelliğini kaybettiğini 600 DERECEDEN İTİBAREN çökme riski taşıdığını ve bu yüzden 15 DAKİKA içinde çökebildiğini,ısıda genleşmesi sıfır olan ahşap çatının ise yanarak taşıyıcı gücünü kaybedene kadar ORTALAMA BİR SAAT ayakta kalabildiği ve bu yüzden canımızı kurtarabildiğimizi BİLİYOR MUYUZ ? 15- Amerika'nın en büyük ve ünlü yapım firmalarından Skidmore, Ovings&Merrill'in inşa ettiği 120 x 200 m boyutlarında,17.500 kişilik Ütopya salonunun yapımında yine bu yüzden, yani YANGINA DAYANIKLI olması için ahşabın çeliğe tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 16- 1225 de Ren nehrinde inşa edilen Basel köprüsünün 1903 yılına kadar 774 yıl hizmet verdiğini,13.ve 14.yüzyılda inşa edilen ; ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu: Mahmutbey,Beyşehir: Eşrefoğlu ve Afyon Ulu Camilerinin, özel bir bakıma sahip olmaksızın 600 İLA 700 YILDIR ayakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ? 17- 1500 yaşındaki AYASOFYA'da kemerlerin arasındaki gergi çubuklarının en eskilerinin AHŞAP olduğunu, yani dünyanın en ünlü ve eski yapılarından birinin,ASIRLARDIR AHŞABA GÜVENDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ? 18- 20.yüzyılın başında "ömrü sonsuzdur" diye anlatılan betonarmenin fiziki ömrünün,KARBONATLAŞMA VE KOROZYON sorunu yüzünden ortalama 60 YIL olduğunun artık bilimsel olarak kabul edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? "ÜLKEM İNSANININ SAĞDUYUSUNA GÜVENİYORUM 19- Ahşap yapılarda yaşayanların FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini, betonarme evlerde ikamete mecbur kaldıklarından rahatsızlandıklarını duymuşsunuzdur. Romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde, BİZLE BİRLİKTE NEFES ALAN AHŞABIN olumlu etkileri olduğunu, buna karşılık betonun ; sürekli RADON GAZI yayarak bedenimiz üzerinde TOKSİK ETKİ yaptığını da BİLİYOR MUYUZ ? 20- RADON ; radyoaktif bir gazdır. Bu yüzden,akciğer kanserinden ölenlerin % 14 ünün bina içi radona maruz kalanlar olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 21- Bu yüzden Amerika'da, bodrum katı beton olan evlerde RADON GAZI TAHLİYE ASPİRATÖRLERİNİN 24 SAAT ÇALIŞTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ? 22- İstanbul'da 398 ev üzerinde yapılan ölçümde 260 BEKARELe kadar değerler bulunmuştur.Bunların tümü beton evlerdir.. Zemini beton olan iki adet ahşap evde ; 10 BEKAREL ölçülmüştür. Zemini de ahşap geleneksel Japon evlerinde yapılan ölçümlerde ise EN ÇOK 2.9 BEKAREL radon ölçülebildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 23- Tünel kalıp tekniği ile betondan imal edilen apartmanlarda duvarlarda da mevcut çift kat hasır demirin arasından mecburen geçen 220 VOLT TAŞIYAN TELLER YÜZÜNDEN ELEKTRİK ALANI OLUŞTUĞUNU, zihinsel ve fiziksel sağlığımızın bu yüzden risk aldığını da BİLİYOR MUYUZ ? "SABRINIZ ÖLÇÜSÜNDE DEVAM EDECEK BU SORULAR !..AMAÇ HİÇ BİR MALZEMENİN FANATİKLİĞİNİ YAPMAK DEĞİL, SADECE YERLİ YERİNE KOYMAK.." 24- Türkiye yüzölçümünün % 26 sının ORMAN ALANI olduğunu, Avrupa ortalamasının da % 27 olduğunu,bu oranla Türkiye'nin,Avrupa ülkeleri içinde en büyük orman yüzeyine sahip olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 25- Orman alanlarımızın ÜÇTE BİRİNİN;KIZILÇAM yani,yapı kerestesi olmaya en uygun türlerden olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 26- Buna karşılık orman alanlarımızın % 60'ININ BİLİNÇSİZ BAKIM YÜZÜNDEN BOZUK OLDUĞUNU, dünya ortalaması % 5 iken, bizde orman ürünlerimizin % 60'ının yakacak olarak kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ? 27- Dünyada ahşabı inşaat sektöründe kullanan ülkelerde ORMANLARIN KÜÇÜLMEDİĞİNİ,tersine ; bilimsel bir yaklaşım ve bilinçli bir koruma anlayışı ile hızla BÜYÜMEKTE OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ ? 28- Amerika'da ormanların her yıl kesilen miktarının % 23 Ü KADAR BÜYÜMEKTE olduğunu ,yani kesilen her 100 AĞACA KARŞILIK 123 AĞAÇ yetiştiğini BİLİYOR MUYUZ ? (İnternette araştırma yapabilirsiniz) 29- Son yıllara kadar TÜM UZAKDOĞU'nun ; Japonya,Kore, Tayvan ,Çin gibi ülkelerin tomruk ihtiyacını karşılayan Amerika?da her sene ormanların ,YÜZÖLÇÜMÜ VE AĞAÇ MİKTARININ ,ORTALAMA % 10 ARTTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ? 30- Bu bilinçli yaklaşım sırasında , HAŞARATA DAYANIKLI FİZİKİ MUKAVEMETİ YÜKSEK, HIZLI BÜYÜYEN süper ağaçların geliştirildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 31- Yeni dikilen ağaçların, havanın
karbondioksitini yaşlı ağaçlara göre çok daha hızlı filtre
ettiğini, böylece GENÇ ORMANLARIN, şehirlerdeki CO2
yoğunluğundan bizi çok daha çabuk kurtarabileceğini BİLİYOR
MUYUZ ? 33- Bu sebeplerden "GREENPEACE" örgütünün tüm dünyada ahşabın yapıda kullanılmasını desteklediğini BİLİYOR MUYUZ? 34- Akıllı bir ahşap sanayii ve orman politikası ile, Amerika'daki hızın yarısı olan % 5 BÜYÜME İLE,14 YILDA orman alanımızı 2 MİSLİ büyütebileceğimizi BİLİYOR MUYUZ? 35- Depremde bizi öldürenin "SADECE BETONUN AĞIRLIĞI" olduğunu,ahşap evlerde ölüm riskinin sıfıra yakın olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? 36- 20 yıl önce İstanbul'un kültür mirası olarak korunması projesi içinde İstanbul'a gelen Japon uzmanların, dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının OSMANLI AHŞAP KARKAS SİSTEMİ olduğunu söylediklerini BİLİYOR MUYUZ ? 37- Kobe depreminden sonra,BİZİM ASIRLARDIR BİLDİĞİMİZ yöntemlerle sağlamlaştırmayı nihayet akıl ettikleri; ağır çatılı ve çöp bacaklı Japon sisteminin ve hantal kesitli Avrupa sistemlerinin değil, bizim ATAMIZDAN KALMA çapraz çatkılı konstrüksiyona özellikle işaret edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 38- Ekonomik kesitli ve akıllıca çatılmış eski ahşap yapılarımızın sağlamlığını elde edebilmek için,o yıllarda, "bizim teknolojik bilgimize" sahip olamayan İngiltere'deki eski yapılarda 3 MİSLİ KALINLIKTA ahşap kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ? EVET SONUNA KADAR GİDECEĞİZ.. YILMAK YOK ! ÇÜNKÜ BUNA HAKKIMIZ YOK..İZLEYENLER LÜTFEN KATKIDA BULUNSUNLAR. Kİ İZLEMEYENLER KAÇ KİŞİ OLDUĞUMUZU BİLSİNLER..TEŞEKKÜRLER. Ç.E 39- Kesimlik ormanı olamayan İngiltere'de "ahşap" ithal edildiğinden, iğer yapı malzemelerine göre pahalıdır.Buna rağmen BÜYÜK BİR HIZLA İNŞA EDİLDİĞİNDEN, dolayısı ile çok daha KISA SÜRE KREDİ FAİZİ ÖDENMESİ GEREKTİĞİNDEN ve çok daha YÜKSEK İZOLASYON DEĞERLERİNE ULAŞILABİLDİĞİNDEN ahşap evlerin kargire yani taş ve tuğla evlere tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 40- AHŞABIN ÇELİĞE GÖRE BAKIM MASRAFLARI ÇOK DAHA AZ OLDUĞUNDAN ve KİMYASAL ETKİLENMESİ OLMADIĞINDAN İngiltere'de yüzme havuzlarında ve kimyasal malzeme ambarlarında da tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ? 41- Amerika'daki eski evlerin % 40 ININ MİMAR VE MÜHENDİS DENETİMİNDE YAPILMADIĞINI VE RİSK TAŞIMADIKLARI İÇİN DE DEPREM SİGORTASINA SAHİP OLMADIĞINI BİLİYOR MUYUZ ? 42- SADECE AHŞAP oldukları için, depreme karşı alınması gereken 32 tedbirin % 30 u eksik olan Kaliforniya evlerinin buna rağmen, Körfez depremine eş büyüklükteki depremde SADECE 25 İNSAN KAYBI verdiğini BİLİYOR MUYUZ ? 43- Sıkı bir denetimin ve sigorta
şirketlerinin sorunu çözebileceğini sananların,Türkiye'de
yaklaşık 30 bin mimar ve bir o kadar inşaat mühendisi olduğunu,
bunların tümünün sigorta şirketlerinde maaşlı memur olarak
çalışmaları halinde bile, Ülkenin ihtiyacı olan YILLIK 500 BİN
konut kapasitesini denetlemeye yetemeyeceğini BİLİYOR MUYUZ ?
DAHA BİLMEDİĞİMİZ VE BİLMEK İSTEMEDİĞİMİZ ÇOK ŞEY VAR. BUNLARI
UNUTMAMIZ BAZILARININ İŞİNE GELDİ ÇÜNKÜ..AMA KAYBOLAN BİZİM
CANLARIMIZDI.. Y.Mim.Çelik ERENGEZGİN 44- Eldeki insan kaynağı ile denetleme gücüne sahip olamayacağımız itiraf edilen betonarmeyi tekrar aynı hararetle kullanmaya kalkışmanın ve "bu kez sağlam olacak" sözüne inanmanın ASIL VE EN BÜYÜK CİNAYET olacağını artık GÖREMİYOR MUYUZ ? 45- Almanya?da tüm yapıların % 23 ünün, Fransa?da % 17 sinin , Türkiye'de ise % 95 inin BETON OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ? 46- Gelişmiş ülkelerin hiç birisinde Türkiye kadar betonlaşma ile karşılaşmanın mümkün olmadığını ve onların bize göre DAHA APTAL olmadıklarını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ? 47- Çağın gereklerine uygun teknoloji ve mimari çözüm ile inşa edilen ahşap konutların "Türkiye?de de" BETON EVLERDEN DAHA UCUZA çıkabileceğini BİLİYOR MUYUZ ? 48- En basit teknoloji ile bile inşa edilebilen ahşap konutların bize "OTO KONTROL" olanağı verdiğini, dolayısı ile GÜVENLİĞİNİN çok kolay denetlenebileceğini BİLİYOR MUYUZ ? 49- ÜLKEMİZ TOPRAKLARININ % 92 SİNİN DEPREM RİSKİ TAŞIDIĞINI ve nüfusumuzun % 98 inin yani en az 59 milyon kişinin bu tehlike ile her an yüzleşebileceğini BİLMİYOR MUYUZ ? 50- Ve bize cevapları bulduracak bölümün son sorusu: Allah vergisi, doğanın hediyesi aklımızın, en azından geleceğini koruyabilmek için,gerekli kararı vermekten,YENİ VE GÜVENLİ ŞEHİRLERİ kurabilmekten aciz olmadığını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?
K1-Dünya standardına göre ideal yerleşim yoğunluğunun; 100 DÖNÜME 150 İLE,10 DÖNÜME 150 KİŞİ ARALIĞINDA olduğunu. BİLİYOR MUYUZ? K2- Bu oranın; en büyük eşikte,ortalama olarak; BİR KİŞİYE 666 m2, 3 KİŞİLİK BİR AİLEYE 2 DÖNÜM, 5 KİŞİLİK AİLE İÇİN 3.3 DÖNÜM alan demek olduğunu BİLİYOR MUYUZ ? K3-Bu üst eşikte;arazinin yaklaşık yarısının; yollar, meydanlar ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlar olduğunu varsaysak bile,5 KİŞİLİK BİR AİLE İÇİN 1650 M2lik bir arsanın ayrılabileceğini BİLİYOR MUYUZ ? K4-Batı standardı bahçeli yerleşimde alt eşik olan 10 dönüme 150 kişi de ise aynı aileye 160 m2 lik bağımsız bir arsa verilebilmekte. Bu ; da; 50+70=120 m2 iki katlı bir ev ve 110 m2 bahçe olanağı sunmaktadır. Bu bahçenin, doğrudan kişilerin kullanımına sunulmuş "aktif yeşil"alan olduğunu ve böylece toplu olarak ayrılması gereken "pasif yeşil" den tasarruf edilebileceğini düşünürsek,iki kat sınırını geçmeksizin,5 KİŞİLİK AİLE BAŞINA 200 M2 yi aşan bağımsız yeşil alan sağlanabileceğini BİLİYOR MUYUZ ? K5-Türkiye'nin toplam alanının 800.000 km2 olduğunu, Devletin elinde; tarımsal,dağlık bataklık ve elverişsiz alanlar dışında 400.000 km2 arazi olduğunu BİLİYOR MUYUZ? (Devam edecek) EVET..GÖRDÜĞÜNÜZ GİBİ "ÇOK KATLIDAN BAŞKA ÇARE YOK!" DİYENLERİN DE ARTIK ŞAPKALARINI ÖNLERİNE KOYUP DÜŞÜNMELERİ GEREKECEK.. K6-Bu hesaba göre;Ülkenin YÜZDE 5'i olan 40.000 km2 nin yani40 milyon dönümün konuta tahsis edilmesi halinde,60 MİLYON NÜFUSUN"üst eşikte",BİNDE 5?i olan 4000 km2 nin yani 4 milyon dönümün tahsisi halinde ise"alt eşikte" fakat yine de bağımsız yeşil alana sahip olarak BİR VEYA İKİ KATLI EVLERDE OTURABİLECEĞİNİ BİLİYOR MUYUZ? K7-Türkiye'yi boydan boya geçen,yani1.500km boyunda bir çizgi düşünün.Arada on misli fark olmasına rağmen hayallerimizi zorlayıp üst sınırı örnek olarak alsak bile, bu çizginin en çok 27km genişliğinde olacağını,tüm nüfusun BAHÇELİ EV DÜZENİNDE çizginin içine sığabileceğini BİLİYOR MUYUZ? K8-Bu genişliğin,normal bir karayolları haritasında sadece 14mm KALINLIĞINDA BİR ŞERİT KADAR olduğunu,nüfusunun artacağı varsayımı ile 100 milyonluk bir Türkiye?nin bu haritada en fazla2,5cm yer tutacağını da BİLİYOR MUYUZ? K9-19.yüzyılın sonlarında"Amerikan rüyası"olarak belirlenen üst eşikteki yaşantı,özel bir grup ilişkisi ve ekonomik paylaşım söz konusu değilse,örneğin klasik bir köy kurgusu ve tarımsal üretim söz konusu değilse,sosyal ilişkileri ve hizmet dağılımını zorlamaya başlamaktadır. Özellikle Ülkemiz gibi 50 yıldır"şehir yoğunluğu bağımlısı"olan halkın psikolojik tercihlerini de zorlayacaktır.Yeni olanakların yeni özlemler doğuracağını varsayarak fakat yine de gerçekçi bir yaklaşımla 10DÖNÜMDE 50KİŞİYİ,hesabımıza ve hayallerimize baz olarak alsak bile bize12.000km2 nin yeteceği bellidir.Bu alanın,TÜRKİYE'NİN YÜZDE BİR BUÇUĞU olduğunu BİLİYOR MUYUZ? K10- "Çok katlı yapmalıyız,çünkü yer yok!" diyenlerin; BU HESABI BİLMEYENLER olduğunu,sadece MEVCUT RANTLARIN KORUNMASINA VE YÜKSELMESİNE hizmet ettiklerini DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ? K11- Çok katlı olmak uğruna kalabalıklaşan şehir merkezlerinde YARIM SAAT tıkanan trafikte bekleyen bir aracın,açık bir yolda aynı süre içinde ve aynı benzinle sizi 50km UZAKLIĞA götürebileceğini BİLİYOR MUYUZ? K12- TOPLU TAŞIMAYA ÖNEM VEREREK ulaşım sorununu çözdüğümüzde,60 milyon nüfusun;BAHÇELİ,MÜSTAKİL VE EN ÇOK İKİ KATLI EVLERDE yaşayabilmesinin mümkün olacağını GÖREMİYOR MUYUZ ? K13- 200 YILLIK APARTMAN KÜLTÜRÜNE SAHİP FRANSA'DA 1963 YILINDA yapılan bir halk oylamasında halkın %68'inin tek katlı evde oturmak istediğinin anlaşıldığını ve o tarihten beri iskan politikasının EN ÇOK İKİ KATLI KONUTLAR yönünde değiştirildiğini BİLİYOR MUYUZ? K14- Devlet Planlama Teşkilatı tarafından 1992 yılında Marmara Üniversitesine yaptırılan ankette 60.000 DENEK ile yapılan görüşme sonucunda Türk halkının %96 SININ TEK VEYA İKİ KATLI EVDE oturmak istediğinin anlaşıldığını BİLİYOR MUYUZ? K15-Tüm yönlendirme sorularının DPT tarafından titizlikle ayıklandığı bu ANKETİN KESİN SONUÇLARINA RAĞMEN iskan politikamızda az katlı konutlara doğru hiç bir değişimin görülmemesini DÜŞÜNDÜRÜCÜ BULMUYOR MUYUZ? Pazartesi günü sonuç kısmına geliyoruz.Sonra başka açılımlarla konuyu devam ettirmeyi düşünüyorum.Bu forum sayfasına iki kışı dışında katılım olmamasını da çok düşündürücü buluyorum. Bu,biz miyiz ?.. S1- Ahşabın kendi AĞIRLIĞI AZ olduğundan,temele ulaşan yükler de azdır.Temel daima ekonomiktir..Çürük zeminlerde hatırlanmalıdır.. S2- Tahta,FARKLI İKLİM KOŞULLARINA dayanır.İşlem görmüş tahtalar TEMELLERDE dahi kullanılabilir.Özel boyalarla YANGIN DİRENCİ arttırılabilir."Emprenye" edilerek,yani kimyasal sıvılarla işleme sokularak ÇÜRÜME VE BÖCEK TAHRİBATI tamamen önlenebilir. S3- Montaj ;İNSAN GÜCÜ İLE yapılabilir ve HAVA KOŞULLARINDAN ETKİLENMEZ..Aşırı sıcak ve soğuk,yağmur ve kar; ahşap hariç tüm yapı uygulamalarını engeller. S4- MONTAJDAN HEMEN SONRA TAM YÜKLEME YAPILABİLİR.Böylece sağlamlığı denetlenebilir..İş bittiğinde yükünü almış yapı ayakta ise hep ayakta kalacaktır.Sonradan ortaya çıkan; kaynak hatası,eksik demir konulması,kalıbın erken alınması gibi hayati sonuçları olan benzer yüzlerce İMALAT KUSURUNU TAŞIMA RİSKİ SIFIRA YAKINDIR. S5- Yapı söküldüğünde, çok az zayiatla YENİDEN KURULABİLİR. Onarım ve PLAN DEĞİŞİKLİĞİ çok kolaydır.. Bireysel müdahale olanağı verir.. S6- Ahşap kendi ÇEVRESİ İLE KİMYASAL DENGEDEDİR!.. Etkilenmez ve etkilemez.. S7- AHŞAP ENERJİ DOSTUDUR.İmal edilirken ve inşa edilirken diğer yapı malzemelerine göre çok daha az enerji kullanılır.Ahşap evi ısıtmak için de çok daha az enerji harcanır. (Devam edecek..Zihninizde sorular ya da itirazlar mı uçuşuyor? İzninizle biz de duyalım. Darılmaca yok. Bu bir bilgi platformu. Birbirimize gol atmak zorunda değiliz..) S8- Betonun karışım suyundan ;sonraki sulamasına, çakılın büyüklüğünden; kalitesine, demirin kalınlığından; işleniş biçimine kadar yüzlerce faktörün bulunduğunu ve bu yüzden eldeki olanaklarla denetiminin olanaksız olduğunu ARTIK KABUL EDELİM.. S9- Çöken; çimento sanayiinin pompaladığı SİSTEMDİR. Daha çok benzin satılması için desteklenen otomotiv sektörünün, ve ardından,deniz ve demir yolu aleyhine geliştirilmek zorunda kalan oto yolların da katkısı ile Türkiye?nin başına betondan bir çorap örüldü.. ÇÖKEN VE 40 BİN KİŞİNİN ÖLÜMÜNE SEBEP OLAN BU SİSTEMDİR. S10- Biz hala betonarme yapıların daha sağlam nasıl yapılacağını tartışıyoruz. Gelin bu kısır döngüden vazgeçelim. Ve AHŞABI TEKRAR SAYGIN YERİNE KAVUŞTURALIM. Amerika?nın, Kanada'nın, Avustralya'nın, İngiltere'nin, Fransa'nın Almanya'nın Finlandiya'nın ve aklı başında tüm ülkelerin yaptığı gibi.. S11- Amaç ahşap fanatikliği yapmak değildir.Ahşap; Dünya örneklerinde görüldüğü gibi,çelik,beton,taş ve kerpiçle mükemmel bir uyum içinde kullanılabilir. Gerektiği yerde ve gerektiği biçimde.. VAZ GEÇMEMİZ GEREKEN BETON FANATİKLİĞİDİR !.. S12- Şehirler ortalama 20 yılda rant ve fonksiyon farklılaşması ile kabuk değiştirir. Biz bu günden itibaren akıllıca davranmaya başlarsak ve Tanrı bize bu kadar yıl avans verirse, TÜM DEPREM RİSKİNDEN her gün biraz daha ve 20 yıl içinde TAMAMEN KURTULURUZ.. ( Yoksa kurtulmak istemiyor muyuz ?... ) ( devam edecek..)
tÜM AKSAKLIKLARA KARŞIN BU YAZIYI SONUNA DEK BURAYA YAZACAĞIM) Ben ve eşim Adapazarı'lı olduğumuzdan depremin acısını en yakından hisseden ve bilen kişileriz. 17 Ağustos depreminin sarsıntısıyla toplum (olarak aklımızın başımıza geleceğini ümit ediyorduk, ama durum öyle gösteriyor ki, bunun için herhalde daha birkaç şiddetli deprem geçirmemiz gerekecek. Ben, yazınızda yer verdiğiniz konuları bir tarafa bırakarak; asıl can alıcı nokta olan 'deprem bölgesinde yaşayanların evleri hangi yöntemle inşa edilmelidir?' sorusuna değinmek istiyorum. 17 Ağustos depreminden sonra ilkokul çocuklarının bile öğrendiği 'deprem insanı öldürmez, depreme uygun olmayan yapılar öldürür' gerçeğine inanıyorsak bu sorunun cevabı şöyle olması gerekir: 'Deprem bölgesinde yaşayanların oturacakları evler ahşap karkas yapı sistemiyle inşa edilmelidir.' Bugün dünyanın bilim ve teknolojide tartışmasız en gelişmiş ülkesi ABD'nin deprem bölgesi olan California eyaletindeki evlerin % 99'u -evet inanılmaz gibi görünen bir rakam- ahşap karkas yapı sistemiyle inşa edilmiştir. 12.07.2000 tarihli Associated Press bülteninde çıkan ve ekte size gönderdiğim yazıda bu rakam doğrulanmıştır. 17 Ağustos depreminde ülkemizde 20 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybederken, bu depremden hemen sonra California'da meydana gelen yaklaşık aynı şiddetteki depremde hiçbir can kaybı olmamasının sebebi, evlerin ahşap karkas yapı sistemiyle inşa edilmiş olmasıdır. Ne güzel bir rastlantı ki, (sürecek) S13-Toplumda bu bilincin yerleşmesi amacı ile çalışmaya başladığımızda,Üniversitelerin ;GEREKLİ DERSLERİ, Belediyelerin;GEREKLİ YÖNETMELİK MADDELERİNİ koyduğunu ve bu işi bilenlerin çoğaldığını göreceğiz.İnanın hiç de zor değil.İnsan hayatını kurtarmak için mutlaka değecektir. S14- Gelin aklın yolunda birleşelim!.AHŞABI YENİDEN TANIMAYA VE TARTIŞMAYA BAŞLAYALIM!. VE ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ A1-Ahşabın dünyada ve ülkemizin kültür geçmişindeki örneklerini belgelemek,ekonomik önemini,giderek"ahşabın hayatımızdaki yerini"belirlemek gerekmektedir.Bu konuda detaylı ve güvenilir bilgilere ulaşabilmek ve hayata geçirebilmek için"ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ"kurulmuş ve hizmet vermeye başlamıştır. A2-Bu"Birlik",Ülkemizde ahşabın yok sayılmasını engelleyecek,Batılıların özel bir sempatiden değil, mantıklı nedenlerden ötürü ahşabı çok yoğun kullandıklarını,"bilimsel kimliği"ile topluma anlatacak ve üyelerinin imalatı ile de örnekleyecektir. A3-Ahşap,fiziksel özelliklerini tarih sürecinde kanıtlamış bir yapı malzemesidir.Günümüz teknolojisinin ürettiği koruyucu maddeler ve yöntemlerle daha da üstün özellikler kazanmıştır.Bu birlik,eski bilgilerimizin tazelenmesi ve çağdaş teknoloji ile birleştirilmesini sağlayacaktır. A4-Her türlü ticari işletmeden,spor ve konser salonlarına, okullardan itfaiye binalarına kadar bir çok işlevin ahşap yapı çözümü üretilmiştir ve üretilecektir."ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ",bu konulardaki tüm tekniksorunların;çözüm, araştırma ve denetleme merkezi olacaktır. Sevgili İnşaat Mühendisi Kardeşlerimize !..
KİTAP LİSTESİNİN DEVAMI..
A6- Birlik çalışmasından yeni haberi olanlara buradan bir çağrı yapmak istiyoruz. ; gönlünüzdeki sevgiyi, dağarcığınızdaki bilgiyi ve edindiğiniz deneyimi bu güce katabilirsiniz.. ULUSAL AHŞAP BİRLİĞİ TEL : 0 212- 244 15 10 FAKS : 0 212- 292 38 67 e-mail : ahsap@ahsap.com www. ahsap.org BİR KISA SOHBET.. Hepiniz bilirsiniz; mikroplar faydalı ve zararlı olmak üzere ikiye ayrılır. Mimarlık; muhtemelen faydalı mikroplar sınıfına giriyor. 35 sene önce bu mikrobunu kendi isteğimle Güzel Sanatlar Akademisinden ( "O" şimdi M.S.Ü.) aldığımı itiraf ediyorum !.. Mezun olduktan sonra, maişet motoruna yakıt temin etme telaşı ile 20 yıl kadar, "ahşap atölyesi" çalıştırma gayretinde bulundum. 19 yıldır, Seramik Sanatçısı eşim ve üç çocuğumla, Bursa?nın Ürünlü Köyünde, kısıtlı malzemelerle yaptığımız "ahşap" bir evde yaşıyorum. Son beş yıldır ; sadece proje yaparak geçinmek gibi bir takıntım var.. Bu arada her meslek sahibinin; geçim kaygısından da öncelikli, "toplumsal görevi" olduğuna inandığım; bilimsel araştırmalar, makaleler ve konferanslar ile yaşantıma anlam katmaya, hayatımızı yaşanmaya değer kılmaya çalışıyorum.. ( DEVAM EDECEK )
Deprem,ülkeyi kökünden sarsarken bundan hepimiz nasibimizi aldık. Herkesin mesleki bilgileri ve vicdani sorumlulukları açısından "bir şeyler yapmalıyız artık!" dediği şu günlerde,fay hattının nereden geçtiğini değil üstünde alınması gereken tedbirleri nihayet konuşmaya başladık. NELER YAPTIK ? "Depreme Karşı Ahşabın Gücü" nü anlatan konferans dizisinden dördüncü etkinliği 15 Ocakta Bursa,T.K.M. de gerçekleştirdik. Sevindirici yanı salon yine dolu idi. Alıştığımız yanı da ;ilkini Mimarlar Odasının tertiplemesine rağmen "Mimarlar yine % 10 u geçmiyordu".. İkincisi; Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Bölümünde, Üçüncüsü; İstanbul Mimar Sinan Üniversitesi Oditoryumunda yapıldığından, oradaki öğrenci ve mimar ve oranlarından bahsetmiyorum. Tabii ki çoğunluktaydılar.. 9 Aralık'ta, İstanbul'daki söyleşinin ardından yapılan panelde, çağrıma özveri ile katılıp bizi aydınlatan beş uzman dostumuzla ahşabı "enine boyuna" inceledik.Yapı Endüstri Merkezinin organize ettiği toplantıda: Mimar Turgut Cansever; engin deneyimi ve bu konunun duayeni vasfı ile, Prof. Saadettin Ökten; Ahşap konusunda Ülkemizde yazılmış üç-dört statik kitabından birinin müelliflerinden olmakla, inşaat mühendisliği yönünden, Prof Yener Göker; Odun mekaniği Ana Bilim Dalı Başkanı olarak,ahşabın bilmediğimiz yönlerini irdeleyerek, Emine Erdoğmuş; Ahşabın koruyucularını üreten Senkron firmasının Genel Müdürü ve Kimyager vasfı ile bu konunun önde gelen mücahitlerinden biri olarak, (devam edecek) Prof.Cengiz Eruzun da hem ev sahibi,hem de gerçek bilgi sahiplerinden biri olarak katkıda bulundular.Bu zenginlik, toplantıyı dört buçuk saate taşıdı. Yapı Endüstri Merkezinden ;söyleşinin ve panelin sonuçlarının genişleterek bir kitap haline getirilmesi talebi geldi.Türkiye?nin dört bir yanından ilgi ve bilgi akıyor..
3 Mayısta Bursa Almira Otelde,Türk Evi Firması tarafından, 8 Mayısta İstanbul Grand Haliç Otelde ve 11 Mayısta; Anadolu yakasındaki MODOKO Mobilyacılar Sitesi İdare Binası Salonunda; ERA Tasarım+Uygulama+Mimarlık şirketinin organizasyonunda iki konferans düzenlendi.Yine "Depreme Karşı Ahşabın Gücü !"ana başlık. Bu konferanslar teknik düzeyde,uzmanlara yönelik fakat salonların kapasitesi oranında halka da açık düşünüldü..Böylece yedincisi organize edilen bu söyleşilerin ardından bana daima şu soru yöneltiliyor:"Toplumumuzun çoğunluğu bu gerçeklerin ne zaman farkına varacak?"Ne zaman ki elli yedinci konferans için davet alırız,işte artık o bilinç düzeyine çoktan varmışız demektir. BİR DATAVİZYON CİHAZI VE BİR BİLGİSAYAR TEMİN EDİLEN HER YERDE BU KONFERANSI TEKRARLAMAYA HAZIRIM. BİLMİŞ OLASINIZ ! Siz bu sabrı gösterirken yalnız mı kalacaksınız ? Hayır!.. "Ulusal Ahşap Birliği"nin kuruluş amaçlarından biri de bu;"Ahşap kullanan üretici ve tüketiciyi hiç yalnız bırakmamak".Tüm üretenler ve depremin zararlarını birinci dereceden görenler,güç birliği arayışı içindeler..Ahşap Birliği kuruluşu bu arayışın en akılcı ürünlerinden biri olacak. (devam edecek) Ormanı koruyalım.
Sayın Çelikerengezgin, konunun uzmanı olmamakla birlikte konunuza ilgi duyup takip etmekteyim. Kafamı kurcalayan, hatta endişelenmeme neden olan bir iki konuda beni aydınlatmanızı talep ediyorum. Bilindiği gibi Kanada geniş topraklara ve uçsuz bucaksız ormanlara sahip, nüfusu az olan bir ülke. Bu ülkede ormanın makul kullanımı mevcudu azaltmaz. Hatta hiç dikim dahi olmasa bile orman kendini tamamlayabilir. Ancak bizim ülkemiz farklı. Karadeniz ve marmara ormanlarını çıkar, geriye birşey kalmaz. Kalanlar çalı çırpı. Karadenizde otoyolu bir iki sene kullanma. Ağaçlar oto yolda biter. Üstelik çok sık olduğundan nem oranı yüksek. Kolay ateş almaz. Diğer bölgelerimiz o kadar şanslı değil. Kullandığımız ağacı şimdi diksek yirmi otuz yıl sonra yerine anca koruz. Buda ortalama bir nesil demektir. Üstelik tüketim çılgınlığı artarsa yerine koyamama gibi bir durumla karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Kullanılan bir malın doğada azalmadığını, hatta arttığını söylüyorsunuz. Kısmen doğru. Buğday tüketimi doğada buğdayı tüketmiyor. Aksine kar amacı ile bir yıl sonra daha fazla üretiliyor. Ama söz konusu ağaç. Yirmi yıl, otuz yıl, hatta elli yılda yetişiyor. Bizim ülkemiz de değil elliyıl, beşyıl sonrası zor düşünülüyor. (Öyle olmasaydı şu anda enerji açığı olurmuydu?.Zamanında balina yağı, fildişi çok kullanılmış. Ama bu hayvanların sayısı gittikce azalmış. Eskişehirden Ankaraya yolculuk yapmışsınızdır. Saatlerce gidersin bir ağaça raslayamasın. Oysa Anadoluda, Eğe bölgesinde 18. yüzyıla kadar kaplanlar yaşıyordu. Burada yaşayan Hitit krallarının aslan avını resmeden tabletler müzelerimizde sergileniyor. Demek istediğim iki üç bin yıl önceki Anadoluyu düşünüyorum. Birde 60-70 yıl sonraki Anadoluyu. İnşallah yanılıyorumdur. İnsanların depremden ölmeleride tabiiki korkunç birşey. Ancak betonerme yapıyı deprem yönetmeliğine göre yaparsan illa ilk depremde yıkılacak, ahşap ayakta kalacak diye birşey yok. Daha Gölcüğü yeni gezdim. Sağlam yapılar ayakta. Kocaelide o tepenin üzerine kurulmuş sitedeki çok katlı (Sanırım 10 katın üzerinde)binalarda ayakta. Mühendis ve mütehaitlerimiz yeterki oyunu kuralına göre oynasın Tabii onları denetliyecek bürokratlarda bu işe dahil. Saygılarımla. muallimnaciAHŞABA İLİŞKİN BİR AÇIKLAMA..
Büyük bir depremde önemli bir kısmı ayakta da kalabilir. Ya kalamayanlar ?.İnsan hayatı bu kumarı oynamaya uygun mudur ?..Otomotiv sektöründe 10 araçta bile sorun çıktığında tüm araçlar piyasadan çekiliyor.Çünkü beklenen "sıfır" hatadır. Çünkü ölecek olan insandır. Konut sektörü farklı mıdır sizce. Oradaki ölümcül hataları kim görmezden gelebilir? Gelince ne olduğunu gördük... Tekrarlamakta fayda var. Amerika'da insanlar romantik duygularla değil can korkusu ile ahşabı tercih ediyor. O yüzden tüm konutların %90'ı ahşap.. Teknik desteğin,ve harcama limitlerinin çok yüksek olduğu gökdelenlerin ise %95'i çelik.Betonarme değil..Onlar betonarmenin sağlam olmasını sağlayan yüzlerce faktörün denetlenmesinin çok zor olduğunu görmüşlerdir. devamı var Pazartesi, 07.08.2000 AÇIKLAMAYA DEVAM..
|
|
Radon gazı öldürüyor ABD'de ve Kanada'da her yıl 10-15 bin kişi radonun yol açtığı akciğer kanserinden ölüyor. Risk altındaki ülkemizde de durum saptaması yapılmalı 30/11/2003 ŞÜKRÜ ERSOY (E-mektup | Arşivi) İnsan sağlığını tehdit eden çevre
tehlikelerinin çoğu insan kaynaklı olmakla birlikte
bazıları doğal kaynaklı. Bunlardan en tehlikeli
olanı kapalı alanlarda hava kirlenmesine yol açan
radon gazı. Radon gazının ortaya çıkışı ölümlere
uzun vadede neden olabiliyor. Bu tehlike, kansere
neden olabilen diğer hava kirleticileri (benzen
gibi) ile pestisidlerin neden olduğu çevre
felaketleri kadar tehlikeli. İnsan vücudu çok az
miktarda radyasyona dayanıklı olmakla birlikte bu
doz artığında tehlike baş gösterir. Radonun yaydığı
radyasyon insan vücuduna sindirim ya da solunum
yoluyla girer. Akciğerin en küçük dokularına kadar
nüfuz eden radyoaktif partiküller ciğerin dokularına
zarar verir. Uranyum madencilerinin üzerinde yapılan
bilimsel çalışmalar solunan radonun akciğer kanseri
riskini artırdığı gözlendi. Radyasyonun en büyük
etkisi yaşayan organizmanın genetik maddesi olan DNA
üzerinde olur. DNA'daki bu değişimler mutasyon
olarak adlandırılır. Eğer hücrelerde mutasyon
olursa, değişiklikler gelecek nesillere de
geçebiliyor. Örneğin, Hiroşima ve Nagazaki atom
bombalarının radyasyon etkisi, etkilenmiş bireyler
ve onların çocukları üzerinde halen devam ediyor.
Radon artışı depremin habercisi
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=r2&haberno=2803
|
|
Doğaya saygılı mimarlık Çelik Erengezgin Y.Mimar proje4e.com Japon Arkitekt'in
1999 yılı için açtığı fikir
yarışmalarından birinin konusu
buydu. Katılmaya da niyetim
vardı. Fakat, ayakta kalma
savaşı verdiğimiz son ayların,
maişet motoruna benzin temin
etme hay-huyunda, vaktimi
istediğim gibi kullanamadım
doğrusu.. Yıllardır kafamızı
kurcalayan bu konuda, hepimizin
paylaşmak istediği bir şeyler
vardır diye düşünüyorum ..
|
|
Deprem anında yapılması gerekenler
Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır. Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslararası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır. 1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul üniversitesi, Case yapımcılık ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar. İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket "çömel ve korun" metodunu uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodunu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direkt olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film "çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu. Hayat üçgeni metodunu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da Real TV programında izlendi. Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı, gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum. Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat üçgeni" dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğünüz üçgenleri sayın. Her yerdeler. Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir. Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin itfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür. Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir: " Adim Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan " hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım. Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yasayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve korun" örnekleridir.
|
|
Kuvvetlerin iletimi
|
|
Geleneksel yapılardan alınacak dersler www.floor.com dan alınmıştır. ÜNAL H. ATAÇ
|